2.5 Dijital Gençlik
Kenan Dursun
Giriş +

Bu çalışmada, internet ve bilgisayar teknolojilerinin aktif kullanımı konusunda akla ilk olarak gelen genç kuşağın, bu araçları Avrupa Birliğine katılım sürecinde, eğitim, hareketlilik ve istihdam kavramları çerçevesinde kullanımlarından bahsedilecektir.
Avrupa Birliği ülkelerine kıyasla oldukça genç nüfusa sahip bir ülkede yaşıyoruz. "Genel nüfus sayım sonucuna göre 1935 yılında 2 milyon 434 bin kişi olan genç nüfus, 2010 yılında yaklaşık 6 kat artarak 13 milyon 900 bin kişiye ulaşmıştır. 2025 yılında ise nüfusun 12 milyon 616 bin kişiye gerileyeceği tahmin edilmektedir. (1) 2011 yılında 15-24 yaş grubunda 12 milyon 542 bin kişi bulunmaktadır bu da genel nüfusun % 16,8’dir.
Nüfusun neredeyse yarısının 24 yaş altı olduğu bir ülkede gençlikten bahsederken zamandan ve mekandan farklı tanımlamak çok doğru olmayabilir. Bir genç hakkında konuşurken, onu yaşadığı yılda yaşadığı çevrede tanımlamak ve anlamak gerekir. Beklentilerinin, ilgilerinin, uğraşlarının, değişen zamanla farklılaştığını kabul etmek ve bu farklılaşmaları incelemeden/irdelemeden bir gençlik grubunu tanımlamak ya da bu grup hakkında bir politika üretilmenin mümkün olmadığını anlamak gerekir.
Son 5 yıl içerisinde bilgisayar başında geçirdiği süreden dolayı ailesinden uyarı almayan bir genç yoktur. Bu çok normal çünkü anne ya da babamızın zamanında bilgisayar ve teknoloji kullanımı bu kadar yaygın değildi. Eskiden ödevler için tek kaynak kütüphanelerdi ve evlerimizin vazgeçilmezi ansiklopedilerdi. Şimdi ise ulaşabileceğimiz bir sürü kaynak var kaldı ki evlerimizin vazgeçilmezi Britannica Ansiklopedisi'nin basımına son verilerek dijital versiyonlarının yayınının devam etmesi kararı alındı. Bu yüzden ailemizin bilgisayar başında geçirdiğimiz süreyi anlaması biraz zor olabilir.
İnternet ve bilgisayar teknolojilerinin aktif kullanımı deyince ilk olarak akla genç kuşak geliyor. Artık gençler teknolojiye, yeni medyaya ve aslında yeni dünyaya daha yakın yaşıyor, onlarla öğreniyor ve onlarla büyüyorlar.
"Her ne kadar Charles Tilly iletişimdeki yeniliklerin bir yandan iletişim maliyetlerini azaltırken, diğer taraftan bu yeni iletişim teknolojilerine erişimi olmayanları daha da katı bir şekilde dışarıda bıraktığı ve eşitsizliği sağladığı konusunda uyarıda bulunmaktadır. Aynı zamanda Pippa Norris yeni bir eşitsizlik olarak dijital bölünmeden bahsetmekte, bilişim teknolojileri kullanımı üzerine yapılan araştırmalar da gençlerin bu teknolojilere ulaşımdaki avantajlı konumunu vurgulamaktadır. Benzer şekilde internetin siyasal katılımı etkileyip etkilemediği konuları da sosyal bilimlerce bir hayli tartışılmıştır. Bu konuda farklı görüşler olsa da genç kuşağın geleneksel siyasete katılmadığı bir dönemde, gençlerin bilişim teknolojileri aracılığıyla yeni ve farklı bir siyasal alana katılımı bazı araştırmacılar tarafından savunulmuştur." (2)
"Yapılan araştırmalara göre gençlerin % 67,7’si bilgisayar kullanırken, yetişkinlerde bu oran % 35,6’dır. Gençlerde internet kullananların oranı % 65,8 iken, yetişkinlerde ise % 34’dür." (#)
Bu durumun iyi ya da kötü olmasına ilişkin tartışmalar sürüp giderken yapılan araştırmalar her 4 lisenin 3'ü internette dolaşırken aynı zamanda başka şeylerle de ilgilendiğini gösteriyor. Bu demek oluyor ki etrafımızdaki bilgiye erişim kaynaklarımız çoğaldıkça, bilgiyi daha farklı kaynaklardan ve daha hızlı ulaşabilirler, doğruluğunu yine internet vasıtasıyla kontrol edebilirler. Aynı zamanda çok hızlı iletişim halinde olabiliyor ve örgütlenebiliyorlar.
Kullandıkları araçlar aslında günümüzde demokrasiye katılım araçlarıdır. Artık internet üzerinden sivil anayasa taslakları hazırlanıyor, internet üzerinden cumhurbaşkanına başbakana, belediye başkanlarına sorunlarınızı iletebiliyorsunuz. Bunlar, tam da Avrupa Birliğine giriş sürecimizde demokratik katılım politikalarının oluşturulması için çok önemli noktalardır. Demokrasinin varlığını sürdürebilmek için katılım sağlamak mutlak şart. Katılımcı demokrasiyi uygulamak için de artık online araçlarla yapılan aktivizm hayatımızda çok büyük önem taşımaktadır. Online ortamlardan oluşturulan imza kampanyaları ve kampanyaların sayısı buna en büyük işarettir. Gençlerle bir şey yapmak için onların kullandığı araçları kullanmak ve onlarla benzer sorunları paylaşmak gerekir.
Hayatımızın bu kadar önemli parçasını alan bu ağları bilgiye erişim için de kullanıyoruz. Aradığımız her şeyi saniyeler içerisinde bulabiliyoruz. Bilgiye erişimin herkesin hakkı olduğu bir Dünya'da bunun kısıtlanmasına karşıda yine bu araçlar vasıtasıyla örgütleniyor ve karşı çıkılıyor. Artık okullarda dersler akıllı tahtalarda anlatılıyor, ders kitapları yavaşça kullanımdan kalkıp e-kitaplar oluşturulmaya başlanıyor.
Sürekli değişen eğitim sistemimizi düşündüğümüzde gençler iyi eğitim alamadıklarını düşünüyorlar, ileride işsiz ve parasız kalmanın kaygılarını taşıyorlar. "Türkiye'de gençlerin % 30’u okuyor, % 30’u çalışıyor, % 40’ı ne okuyor ne çalışıyor durumda.
Avrupa Birliği sürecimizde gençlere yeterli zihinsel kapasite, eleştirel ve yaratıcı düşünme, bilgisayar okuryazarlığı, matematik ve yabancı dil bilgisi gibi becerilerle donatan kaliteli bir eğitim, hızla değişen dünyamızda temel bir şart. Yalnızca öğrenci sayısını arttırmak doğal olarak yeterli değil. Asıl mücadele, daha verimli ve adil eğitim sistemleri geliştirmek ve herkesin kaliteli eğitime erişmesini garanti etmek için verilmeli." (4)
Hayatımızın hemen hemen her alanında karşımıza çıkan Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ya da uygulanan herhangi bir eğitim programı ya da istihdam, sağlık, kültürel aktivite gibi kimi konularda yürüttüğü programlar gençler için önemli ve kaçınılmaz bir fırsattır. Fakat bu gibi fırsatları değerlendirmek için vize konusunda gerekli kolaylıkların sağlanması gerekmektedir. AB ülkelerinde serbest geçiş hakkı gibi imkanlar ancak Avrupa Birliği ülkesi olduğumuzda yararlanabileceğimiz imkanlardandır.

Yapılan araştırmalarda gençlerin yurt dışına çıkma oranı %10,5’tir. Bu oran, Avrupalı ve Amerikalı gençlerin yurt dışına çıkma oranlarıyla kıyaslandığında oldukça düşüktür.
Ülkemizde, fazla olan eğitim ile istihdam arasında farkı azalmak için, gençlerin hareketlilik sağlayan Avrupa Birliği projelerinden faydalanılabilir. Gençlerin lise, üniversite, ya da bunların dışında kalan zamanlarda yurt dışında gönüllük yapmak, staj yapmak ve okumak gibi programları kapsayan AB programları konusunda bilgilerini arttırmak gereklidir. Herhangi bir programla yurt dışına çıkmış bir gencin kendi ayaklarının üzerinde durabilmesi, yabancılarla iletişim kurabilmesi, iş hayatında kişiyi farklılaştıran bir özellik olabilir. Bunun içinde gençlerle temas halinde olan kamu kurumlarının gençlerin yoğun kullandığı sosyal ağlarda daha aktif olması gerekir.

Avrupa Komisyonun 2014-2020 yılları arasında geçerli olacak yeni 2 programı Herkes İçin Erasmus (Erasmus For All) ve Yaratıcı Avrupa (Creative Europe) ağırlıklı olarak gençlerin hareketliliği sağlayarak hayat boyu öğrenme yaklaşımını güçlendirmeyi, eğitimin farklı sektörleri, iş dünyası ve ilgili diğer aktörler arasında yapısal ortaklıkların alanını genişletmeyi, kapasite oluşturmayı, uluslararası dolaşımı desteklemeyi planlıyor.
Kaynakça+
1 Tüik İstatistiklerle Gençlik 2011-Tüik
2 Katılımın E-Hali-Alternatif Bilişim Derneği
3 Türkiye’nin En Büyük Gençlik Araştırması-Seta
4 Türkiyede Gençlik-UNDP